Yağmurlu bir şehirde yavaşça adımlar atıyorsun.. Gecenin bir vakti ve caddeyi yalnızca dükkanların ufak sokak lambalarının bitmeyen ışıkları aydınlatıyor.. Bu evrende yalnız olmadığını biliyorsun. Bir yandan da büyük bir eksiklik hissediyorsun.
İnsan sebebini bildiği şeyleri daha zor çözer. Elinde imkan olmadığını bilmek insanı bir kat daha yalnızlığa sürükler.. Ardından parçalanır ruhu. Hiçbir şey düşünemez olur. Yalnızca yürümeye devam eder..
Yürür..
Yürür..
Yürür..
Yolun sonu yok. Yolun başlangıcı yok. Yalnızca olduğun yer var.. Her adımda bir yere gitmediğini düşün.. Her şeyin yalnızca siyah ve beyazdan oluşuyor. Ayakkabıların siyah, gömleğin beyaz, ceketin siyah.. Pantolonun da öyle..
Ruhun siyah. Beynin beyaz.. Kalbin kırmızı ama. İşte her şey burada sıçıyor. Her şey burada son buluyor gibi gözüküyor. Fakat kırmızının sonu var. Siyah ve beyazın sonu olmaz. Başlangıcı olmaz.. Ya hiçsindir, ya da her şey. Ortası yok. Yürümeye devam ettiğini de unutma sakın..
Yürümeyi sakın unutma..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder