26 Haziran 2016 Pazar

Taslakların Silsilesi

 Sakın geri dönme. Arkana bakma sakın. Dönüşün muhteşem olacak biliyorum ama, lütfen şimdi gözlerini ufuk çizgisinden ayırma. Evet kötü bir konuşmacıyım. Veda cümlesi bile kuramam ama. Şimdi arkanı dönme. Bırak ben konuşayım sen dinle beni. Uzun zaman sonra biraz olsun bu kadar cesaret almışken sarsma öz güvenimi. Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Olsun ama şimdi ufak bir gezintiye çıkalım seninle.

 Şafak vaktinin ilk saatlerince pencereye yamışan bir kaç güvercin ile gözlerini kapatmak nedir bilmezseniz deyin bana. Camın alışık duruşuna aldandığımda yine bir kelebek daha ölmüş olacak omzumda. Canından bezdirilmiş her zürafa için gelsin sıradaki çığlığım. Sessizlik içinde yolunda yürümek bile bu kadar zor ise, nasıl kafa tutabilirsin ömür törpüne. Yıldığım yerde kaldım. İncecik. Soğuk. Tenha. Sarmaşıklar dolanırken etrafıma yalnızca öylece oturup kalamıyorum bir türlü. Bir tek yığılabildiğim kaldırımlar vardı. Onu da gözlükler aldı ellerimden. Ayakta zaten duramıyordum. Artık yalnızca yürüyebiliyorum eskiden evim dediğim sokaklarda.

 Cansız bedenler arasından nasıl gelir kokusu yaşamın. Döktüğün her naftalin bir kilit taşı olur yaşamın kıyısına. Yavaşça yükselir sesleri göçebelerin. Saklanılabilir mi kalbin kırıklıkları arasına. Hangi şarkıyı açsam kapatırsın gözlerini. Hangi yolu seçsem sonunda çıkar sana.
 Sıkışıp kaldım yalan yok. Ne yana dönsem boşluk, ne yana meyil etsem çıkmaz sokak. Oturduğum yerde kaldım öyle. Kahve sevmeyip içecek bir şey bulamamak gibi. Yapılacak ne kaldı diye sorgulamaktan mı oluyor bunlar. Neyi itiraf etsem inkarlara boğuluyorum. Neden ? Soruya ne karşılık verilir bilmiyorum. Tek tek mi yazayım cümleleri. Ne yani hiçbir şeyi saklamayayım mı. Bu bir soru değildi.

 Saklayamıyorum. Hiçbir şeyi yaratamıyorum. Gidemiyorum mesela Ay'a. Yağmurlar altında kalmıyorum. Sakınmıyorum hiçbir cümlemi. Savuruyorum ortalık yere. İhtiyacı olan ihtiyacı kadar alıyor ve yetinemiyor yine de. Bakmıyorum sonu olmayan okyanuslara. Salmıyorum içimdeki kin köpeklerini dışarı. Isırırlar aman diyeyim. Sakin davranmak lazım bu hayatta. Saymadan almamak lazım yerdeki parayı. Sakın toplama ham meyveleri. Mideni ağrıtır sonra çıkamazsın merdivenleri.

 Şimdi genel olarak ele alırsak bir kara delik ile sokak köşesindeki kırık merdiven arasında hiçbir fark yoktur. Görebilene. Sanırsın asansör içerisinde uzay boşluğuna fırlatılmış, yer çekimsiz ortama alışık bir şempanzesin.

 Görüntüler bütününü ele alırsak yapılacak şeylerin arasında yamalama versiyonlarını takip etmek yoktur. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder